Bağdat C. No: 256 Işık Ap D:2 Caddebostan,
Kadıköy – Istanbul
Tel: 0216 411 52 00
|
| |
|
|

Beynimiz
10-12 Watt gücünde elektrik üretir. |
"Haydi
gelin, geleceğin teknoloji dünyasında dolaşalım: Hayati
unsurlarını anı-anına takip eden
sensörlü üniforma giyen asker... Kalp üzerine yara bandı gibi yapıştırılan,
ekranı da olan
kullan-at EKG cihazı... Dişe monte edilebilen cep
telefonu... Uygun her yerimize monte edilebilecek
daha envai çeşit cihaz için bilimadamları harıl harıl
çalışıyorlar. Ancak bütün bu cihazların bugüne dek
muazzam bir engeli vardı: Enerji!
2005
yılında başlatılan bir araştırmada, bu küçük cihazlara
potansiyel bir enerji kaynağı bulundu. İnsan bedeninden
çıkan enerji. İnsan bedeni sıcaklığıyla termal enerji,
hareket ve titreşimleriyle de kinetik enerji üretiyor.
Her ikisi de elektriğe dönüştürülebilir. http:www.nanoteknolojinedir.com
|
|
İnsan bedeninin ürettiği enerji, uzun
zamandır biliniyordu. Günümüzde bu enerji alanı
görüntülenebilmektedir. Hatta, bu görüntüler analiz
edilebilmekte, ve hastalık teşhisinde
kullanılabilmektedir. Zira insan enerji alanı yer yer
bozulmalar gösterebilmekte, bunlar da hastalığın yeri
hakkında ipuçları vermektedir.
İnsan enerji alanına "enerji beden"
adı da verilir.
İnsan bedeninden
yayılan ışık (enerji beden) far-infrared (uzak kızılaltı)
tayfında olduğu anlaşılmıştır. İnsan gözüne görünmez
olan bu ışık aynı zamanda ısı yayan bir ışıktır.
Kalp, beyin ve diğer bazı organların
işlevleri elektro-manyetik spektrumun ELF (extra low
frequency = çok düşük frekans) aralığında osilasyonlara
(salınım) yol açar.
Özellikle beyin bir elektrik akımı
üreticisidir. Beyinde nöronlar tarafından oluşturulan
gri madde dışında, yakın zamanlara dek varlık nedeni
anlaşılamayan ve ak madde adı verilen glia hücrelerinden
oluşan bir dokunun varlığı herkesçe bilinir.
Bu hücreler vücudun en uzak
noktasındaki sonlanmalara kadar her bir sinir lifini
sarmalar. |
 |
|
Bu dokuya artık perinöral sistem adı
verilmiştir. Peri-nöral sistemin esasında bir doğru akım
iletişim sistemi olduğu zamanla anlaşılmıştır. Sinir hücrelerinin iletişiminin
birbirlerini elektriksel yoldan uyarmalarıyla
gerçekleştiği de yıllardan beri okullarda öğretilmekte olan temel bir
bilgidir.
Vücudumuzun enerji alanı, bizim
sağlık durumumuzun göstergesi olabildiği gibi,
vücudumuzun sağlığı da enerji müdaheleleri ile
iyileştirilebilir. Şifacılar istedikleri zaman
vücutlarının çevresindeki enerji alanını değiştirebilir,
ellerinden yayılan enerji ile bir başkasının enerji
alanını, ve böylece sağlığını iyileştirebilirler.
Aşağıdaki resimde ABD Colorado Üniversitesi Tıp
Fakültesinde, Dr. John Zimmerman'ın
laboratuvarında şifacının elinden yayılan elektriksel
salınımların şifadan önce ve şifa sırasında alınan kaydını görmektesiniz
(1990): |

İnsan bedenindeki
elektriğin hareketi nasıl olup da çevresinde biomanyetik alan
yaratır?
David L. Oschman'ın
kitabından: 'Enerji Tıbbının Bilimsel Temeli' - 2000
ISBN# 0-443-062617
Sinirsel aktiviteye bağlı olarak, bedende değişik
dokularda çeşitli değerlerde elektriksel alanlar oluşur. Vücut
enerji alanı da tüm bu değişik güçteki alanların yer aldığı bir
toplamdan ibarettir.

1980'lerin başında, Colorado Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr.
John Zimmerman bir SQUID manyetometresi kullanarak terapötik
temas (elle yapılan şifa-çn) üzerine önemli bir araştırma
serisine başladı (Zimmermann 1990). Bu deneylerde kullanılan
SQUID detektörü bazı en zayıf insan biomanyetik alanlarını dahi
tespit etmek üzere geliştirilen yüksek duyarlılıkta bir
detektördü. Bu zayıf biomanyetik alanlara "evoked fields" (uyandırılmış
alanlar) denir ve bu alanlar işitsel ya da görsel uyaranlara bir
tepki olarak baş çevresindeki alanda oluşurlar (örn. Reite &
Zimmermann 1978).
Çalışmalarda, şifa veren kişi ve hastası manyetik kalkanla
kaplanmış SQUID detektörü bulunan bir odaya girdiler. Şifacı
elini hastaya yaklaştırdığında SQUID detektörü tarafından temel
başlangıç verileri kaydedildi.
Sonra, şifacı şifa moduna girdi ve hemen girer girmez, SQUID
detektörü şifacının ellerinden yayılan geniş bir biomanyetik
alan tespit etti. Bu alan o kadar güçlü idi ki, cihazdaki
yükselticilerin ve kayıt cihazının yeniden ayarlanması gerekti.
Bu, yıllar boyunca SQUID kullanarak tıbbi araştıralar yapan Dr.
Zimmermann'ın o güne dek karşılaştığı en güçlü biomanyetik
alandı.
Terapötik temas sinyali 0,3-30 Hz arasında çeşitli frekanslarda
mikroatım veriyordu ve aktivitenin çoğu da 7-8 Hz arasında idi.
Başka bir deyişle, şifacıdan yayılan sinyaller sürekli ya da
değişmez değildi, Frekansları tarayarak belli bir frekans
aralığında gidip geliyordu.
Enerji şifacılarının deneyimleriyle değerlendirildiğinde
mikroatımlar ilginçtir çünkü tümü de, özellikle de bir hastalığı
tedavi ettikleri tedavi seansları sırasında ellerinde
titreşimler, iğnelenmeler hissettiklerini bildirmişlerdir.
Zimmermann'ın çalışmalarında şifacı olmayan kişilerin
biomanyetik mikroatımlar üretemedikleri gözlenmiştir. Kayıt
seansları sekiz kez tekrarlanmıştır ve bunların beşinde güçlü
biomanyetik sinyaller kaydedilmiştir.
Zimmermann'ın gözlemleri enerji tıbbını açıklamakta son derecede
önemli ancak başlangıç düzeyinde katkılarda bulunan
araştırmalardır.
Önemli bir problem olarak; şifa seansları sırasında oluşturulan
biomanyetik alan o kadar güçlü idi ki, SQUID manyetometresinin
ölçüm kapasitesinin dışında olduğundan niceliksel
değerlendirmeleri yapılamamıştı. Bu güçlük Japonya'da yürütülen
bir çalışmada aşıldı: Dr. Seto ve arkadaşları 1992 yılında
Zimmermann'ın çalışmasının sonuçlarını teyid eden bulgular elde
ettiler ve gerek şifacı, gerekse Qi Gong, yoga, meditasyon, zen
gibi teknikleri uygulayan kişilerin ellerinden yayılan
olağanüstü derecede güçlü biomanyetik alanlar tespit ettiler. Bu
alanlar 80.000 tur sarılmış iki bobinden oluşan basit bir
manyetometre ve duyarlı bir yükseltici yardımıyla ölçüldü. Bu
alan 10^-3 gauss gücünde idi. Bu güçte bir manyetik alan,
insanın manyetik alanına en büyük katkıyı gerçekleştiren kalbin
oluşturduğu 10^-6 gauss gücündeki manyetik alandan 1000 kat daha
güçlü, ve beynin oluşturduğu manyetik alandan da 1.000.000 kat
daha güçlü idi. Zimmermann'ın çalışmasında olduğu gibi, Seto ve
ekibi de biomanyetik alanın 8-10 Hz aralığında çeşitli
frekanslarda sinyaller verdiğini buldu.
Zimmermann, Seto ve meslekdaşlarının çalışmaları enerji tıbbı
gibi eski zaman terapi kavramları ile modern bilim arasında
kurulan bağlantılara çok büyük katkılarda bulunmuştur.
...
Kanıtlar göstermiştir ki,
şifacıların ellerinden yayılan güçlü biomanyetik alanlar vardır.
Bu teknikler üzerinde çalışmanın beynin ilgili bölgelerinin
boyutlarının büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Bunun
sonucunda, beynin bu alanlarından yayılan biomanyetik üretim de
güçlenmekte, ve beyin ile parmaklar arasındaki damar-sinir
bağlantıları aracılığıyla bu alan parmaklara dek iletilmektedir.
|
|
|
Enerji Klinik'te Enerji Terapisi çeşitli
yöntemlerle uygulanmaktadır:
1- Enerji Alanı Aktivasyonu (enerji
beden arınması, enerji-psikoterapi, ruhsal şifa)
2- Enerji Terapisi (hastalıklar için şifa terapisi)
3- Pranik Şifa (hastalıklar için
enerji beden arınması ve şifa terapisi, pranik psikoterapi)
 |
|