FAIL (the browser should render some flash content, not this).
FAIL (the browser should render some flash content, not this).


Bağdat C. No: 256 Işık Ap D:2 Caddebostan, Kadıköy – Istanbul

Tel: 0216 411 52 00
 

 

  Kalp, Damar hastalıkları ve Diyabette Ozon Tedavisi
Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve diyabet artık METABOLİK SENDROM denilen tek bir hastalığın belirtileri olarak kabul edilmektedir. Metabolik Sendrom belirtileri şunlardır:
 *Özellikle göbek bölgesinde yağlanma ile seyreden kilo artışı
 *Yüksek tansiyon
 *Yüksek trigliserid
 *Düşük HDL-kolesterol
 *İnsülin direnci
(ve kortizol-stres hormonunda artış)

Koroner Kalp Hastalığında Ozon Terapi

 

Ağrı ataklarını azaltır.
•Egzersiz toleransını artırır.

•Aritmiyi düzeltir.
•Kardiyak volüm ve kardiyak atım hacmini artırır.
•Damarların kasları gevşeyerek TANSİYON NORMALLEŞİR.

 

Ozon, damar sertliğine bağlı koroner arter hastalığında, beyin kan dolaşımının bozulduğu hastalıklarda ve bacaklarda görülen tıkayıcı periferik arter hastalıklarında uzun yıllardır başarıyla uygulanmaktadır. Ozonun etkileri damarlarda aterom plağı oluşumunu engellediği gibi, kan akımının azalması yüzünden risk altında olan dokularda iyileşme de başlatır.
 

• Ozon alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini artırarak,
• Alyuvarların oksijeni dokulara bırakma kapasitesini artırarak,

• Kan ve dokularda oksijen miktarının artmasını sağlar.
• Kan oksijen düzeyleri bir ozon kürü bittikten
sonra dahi 6 ay boyunca yüksek seyreder.
• Kanın akışkanlığı artar (kan pıhtılaşma mekanizmaları bozulmaz)

İnsülin direncinde Ozon Terapi

 

Ozon karaciğer fonksiyonlarını iyileştirir, insülin direncini iyileştirir. Böylece;

Karaciğer başta olmak üzere şeker depolayan hücrelere glukoz girişi artar.

 

Sonuç:

 

Kan şekeri normale iner.

 

Yüksek insülin düzeyleri normale iner.

 

Vücutta yağlanma eğilimi durur.

 

Kilo kontrolü kolaylaşır.

 

Hücreler şekeri yakarak enerji elde etmeye başlar ve hücre metabolizması yükselir.

 

Hücre fonksiyonları iyileşir.

 

Diyabetik komplikasyonlar başlamışsa geriler.

Dolaşımın iyileşmesiyle diyabetik ayakta yeni damarlar oluşmaya başlar, gangren ve yaralar iyileşir.

Bütün dokularda oksijenlenme düzelir.

 
Yanlış beslenme ve yüksek kan şekeri kan akışkanlığını bozar. Bu ise kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde bir diğer faktördür.

 

 

Ozon Terapi ile, bozulmuş kan akışkanlığı düzelir


Kanımızın yarısına yakını alyuvarlardan oluşmuştur. Ozon etkisi altında alyuvarların fleksibilitesi arttığından, gerçek hücre beslenmesinin gerçekleştiği doku seviyelerinde kan çok ince kılcal damarlardan daha kolay geçer, böylece doku beslenmesi ve oksijenlenlenmesi artar.

 

Ozon tedavisinden sonra kanın viskozitesinin (akışkanlığının) arttığı klinik çalışmalarda gösterilmiştir. Bu özellik, özellikle kalp-damar hastaları için ve diyabet hastaları için büyük önem taşımaktadır.

 

Ozon Terapi ile bozulmuş olan kan pıhtılaşma mekanizmaları düzenlenir

Ozon terapi kan pıhtılaşma mekanizmalarını optimize eder, damar içi kan pıhtılaşmasına neden olan faktörleri elimine eder. Bütün bunları kanama eğilimini artırmadan yapar.

 

Ozon Terapi ile oksijensizlik ve beslenme bozukluğu yüzünden hasar görmüş dokulardaki kılcal damar ağı zenginleşir

Araştırmalarda, kalp infarktüsünden sonra oksijensiz kalarak hasar görmüş kalp kasında, ozon terapiden sonra kılcal damar ağının zenginleştiği gözlenmiştir.

 

Zira ozon yetersiz oksijen alan ve iyi beslenemeyen dokularda damarlanma oluşumunu uyarır.

Ozon Damar Sertliğini Giderir

 

Ozon antienflamatuar etkileriyle aterom plağının gelişimini önler. Ozon terapiden sonra damarlardaki tıkayıcı plaklar yıkılmaya başlar

Ozon hem büyük damarlarda, hem ince damarlarda bulunan tıkayıcı plakların oluşumunu önlediği gibi zamanla yıkılmasını da sağlar. Böylelikle kalp kası ve beyin gibi hayati organların dolaşımı düzelir, dokulara ulaşan oksijen miktarı artar.

 

Ozon Terapi Aritmiyi Düzeltir

Kalbin iletim sistemi serbest radikal etkilerine kalp kasından daha az dirençlidir. Ozon, antioksidan aktiviteyi artırırarak ve lipid peroksidasyon ürünlerini azaltarak membran yapısının restorasyonunu sağlar. Bu durumda miyokard hücrelerinin elektrolit dengesi iyileşir ve kalp ileti bozuklukları düzelir.

 

Şeker Hastalığında ve Pre-Diyabetik Dönemde Ozon Terapi

Diyabet yüksek kan şekeriyle karakterize kronik bir hastalıktır. Diyabetin yol açtığı aşağıda sayılan komplikasyonlar hastalığın başlıca sonuçlarını içerir ve hepsi damar hasarına bağlıdır:

 

Kalp Hastalığı, inme, göz hastalıkları, kronik böbrek hastalığı, ve diyabetik ayak problemleri.

 

Ozon terapi yukarıda anlatılan etkileri sayesinde bütün bu komplikasyonların gelişmesini önleyebilir, doku kanlanmasındaki kronik bozukluğun yol açtığı hasarları geri döndürebilir, ayak yaralarını hızla ve tamamen iyileştirebilir.

 

Ozon terapi glukozun depolayıcı hücrelere girişini artırarak kan şekerini düşürür. Burada, Ozon Terapinin Tip II Diyabetten Koruyucu Etkisi başlamış olur: Tip II Diyabet tam manasıyla başlamadan önce kan şekeri düzeylerinde düzensizlikler ve genellikle kilo artışı başlamaktadır. Bunun nedeni insülin direncidir. İnsülin direnci, şekeri depolamakla görevli hücrelerin, özellikle de karaciğer hücrelerinin insüline yanıt vermeyişidir. Bunun sonucu ise kan şekerinin bu hücrelerde depolanamamasıdır. Çünkü şekerin depolayıcı hücrelere girmesini sağlayan hormon insülindir. Bu durum yüksek kan şekeri, yüksek kan insülin düzeyleri, ve yağ doku artışına paralel kilo artışı ile seyreder. Bir yemekten sonra kanda yükselen ve hemen kullanmaya gerek olmayan şekerin kas ve karaciğer hücreleri gibi şeker depolayan hücrelere girmesini sağlayan hormon insülindir. İnsülin kan şekerini bu şekilde düşürür. İnsülin yetersizliğinde kan şekeri ne kadar yükselirse yükselsin, şeker depolayıcı hücrelere giremez. Şeker hastalığındaki durum budur.

 

Şeker hastalığından önceki dönemde ise henüz insülin üretiminde sorun oluşmamıştır. Sorun, şeker depolayıcı hücrelerde insüline karşı gelişen dirençtir. İnsülin, kişinin sağlıklı zamanlarında olduğu gibi, şekerin bu hücrelere girmesini sağlayamamaktadır artık. Bu yüzden kanda hem şeker yükselir, hem de insülin. Sürekli insülin salgılamaktan yorgun düşen pankreas bir süre sonra iflas eder ve bu sefer de insülin yetersizliği başlar. Bu ise klasik şeker hastalığı tablosudur.

Ozon Terapisi Pre-diyabetik dönemde (insülin direncinde) nasıl etki gösterir, şeker hastalığını nasıl önler?

İnsülin direncinin şeker hastalığının habercisi olduğu artık tüm otoriteler tarfından kabul edilmektedir. İnsülin direnci kilo sorunlarında da sürekli karşımıza çıkmaktadır. İnsülin direnci yüksek olanların hepsi, aynı zamanda fazla kilo sorunu olan kişilerdir. Ozon terapisi başta karaciğer hücreleri olmak üzere depo hücrelerde sağladığı iyileşme ile İNSÜLİN DİRENCİNİ DÜŞÜRÜR. Bu düşüş doğru bir şekilde uygulanan her ozon tedavisinde mutlaka gözlemlenir. Böylece şeker hastalığına aday kişiler bu hastalığa yakalanmaktan kurtulur, ve istikrarlı bir şekilde, zorlanmadan sağlıklı kilo vererek ideal tartılarına kavuşurlar.

 

Baş-Beyin Damarlarında Tıkanmaya Bağlı Hastalıklarda Ozon

 

Karotid arteri beynin önemli bir kısmını besleyen damardır ve bu damarın tıkanması inme, Geçici İskemik Atak, vertigo, amourosis fugax (tek gözde ani başlayan görme kaybı), oftalmik arterin veya retinayı besleyen santral retinal arterin embolik tıkanması gibi sonuçlara yol açar. Sebep, hemen daima damar sertliği, aterom plağı gibi bir oluşum olup, altta yatan nedenlerin başında kan akışkanlığında azalma, fibrinojen düzeylerinde artış gibi faktörler gelir.Ozon terapi kan akışkanlığını düzelterek ve fibrinojen düzeylerini normale düşürerek karotid arter hastalığını önler veya ilerlemesini durdurur, klinik bulguları düzeltir.

 

Bacak Damarlarında Tıkanmaya Bağlı Hastalıklarda Ozon

Orta büyüklükte damarların aterosklerozunda, özellikle bacak damarlarında kendini gösteren bu hastalıklar genelde koroner arter hastalığı, atrial fibrilasyon, geçici iskemik atak, inme, veya böbrek hastalığı ile birliktedir. Bacak damarlarında tıkanma olduğunda hastaların ana yakınması egzersiz ile oluşan bacak ağrısıdır. Bunun yanısıra, bacak ve ayakta gelişen gangrenler de yine dolaşım bozukluğunun sonucudur. Ozon terapi, periferik damarları genişleterek, kan oksijen içeriğini artırarak, kanın akışkanlığını ve dokulara oksijen bırakma kapasitesini artırarak, dokulardaki kılcal damar ağının gelişmesini sağlayarak dokuların beslenmesini iyileştirir, bağışıklık sistemini güçlendirerek yaraların enfekte olmasını önler, ağrı kesici özelliğiyle damar tıkanmasına bağlı ağrıların hızla geçmesini sağlar. Doku kanlanmasının düzelmesi derinin renginin düzelmesiyle ve ağrıların geçmesiyle derhal anlaşılır.

Klinik Araştırma Sonuçları: Ozonlanmış kanın vücuda geri infüzyonunun vasküler etkileri malonilaldehit ve lipid peroksidasyonda artışla açıklanır. Bu artış heksoz monofosfat şantın uyarılmasına yol açar, bu ise eritrositlerde 2,3 difosfogliserat üretimi ile sonuçlanır. Bu artış oksihemoglobin dissosiyasyon eğrisinin sağa kaymasına ve dokulara oksijen salınımında artışa yol açar. Eritrositlerde pH düşüşü de 2,3 difosfogliserat değişikliği olmadan, oksihemoglobin dissosiyasyon eğrisinde aynı değişikliğe yol açabilir (Bohr etkisi). Hatta, alyuvar membranlarının elektriksel yükünün modifikasyonu membran fleksibilitesinde artışa ve böylece kan viskozitesinde azalmaya yol açar (alyuvarlar kan volümünün yaklaşık %50’sini oluşturduğundan artmış alyuvar fleksibilitesi kan akışkanlığını da artırır). Adenozin, prostaglandinler, ve özellikle de nitrik oksit salınımı mikrosirkülasyonun artışı ve vasküler direnç azalması üzerinde hep birlikte rol oynarlar.

İleri safha tıkayıcı damar hastalığı olanlarda ampütasyon oranı %15’ten 8’e, en ileri safha hastalarda ise amputasyon oranının %50’den 20’ye düştüğü bildirilmiştir

 

 

 

OZON TEDAVİ MERKEZİ  OZONLA ZAYIFLAMA  ENERJİ KLİNİK BİO ENERJİ KLİNİK İSTANBUL OZON İNSÜLİN DİRENCİ KORONER KRONİK YORGUNLUK   OZON TERAPİ OZON TEDAVİSİ OZON ZAYIFLAMA OZON TEDAVİSİNİN FAYDALARI
 


Her Hakkı Saklıdır © 2010 Enerji Klinik +90 216 411 52 00