| Ozonun yaşlanmayı önleyici (anti-aging) etkileri:
Ozon hücrelerde antioksidan faaliyet başlatır. Antioksidanlar serbest radikallere karşı savunma sistemimizin en önemli
elemanıdır. Ozonun da yardımıyla, serbest radikallerden hasar gören hücreler onarılarak, uğradıkları tahribat geri
döndürülür. Ozon ayrıca vücudumuzdaki tüm hücrelere detoks yaptırır. Toksinlerinden kurtulan hücreler tekrar sağlıklı işlev
görmeye başlar; hücrenin kendi sağlığı geri döndüğü gibi organizmanın düzgün çalışması için üzerine düşen görevi de daha iyi
yerine getirir. Ozonun; alyuvarların daha çok oksijen taşımaya başlamaları üzerinden hücre oksijenlenmesini artırıcı
etkileri de hücrenin sağlığına kavuşmasına yardımcı olur. Sonuç; tekrar kazanılan sağlık, geciken yaşlanma, zihin ve beden
zindeliğidir.
Yaşlanmayı Önlemede Ozon Terapi Endikasyonları
•DEMANS (bunama),
•GENEL REVİTALİZASYON (=canlandırma): Alyuvarların, immün sistemin, antioksidan sistemin aktivasyonu ile vücudun hayatiyeti
artar.
•YAŞA BAĞLI RETİNA DEJENERASYONU (YBMD)/MAKÜLER DEJENERASYON (ARMD) VE OPTİK SİNİR ATROFİSİne bağlı körlükler
•PARKİNSON HASTALIĞI
•YAŞLILIKTAKİ KRONİK HASTALIKLAR (Pnömoni vb solunum hastalıkları, eklem kireçlenmeleri, immün yetmezlik)
•MENOPOZA BAĞLI YAKINMALAR
•OSTEOPOROZ
 |
Ozon terapi ile hangi yaşta olursa olsun
hafızanın güçlenmesi, zihnin daha iyi çalışması, konsantrasyon artışı ve kendini iyi hissetme gibi sonuçlar elde
edilir. Ama özellikle yaşla beraber görülen
zihinsel performans azalmaları hatta bunama ve
Alzheimer hastalığı ozon terapi ile bariz
düzelme gösterir.
Ozon terapinin
Alzheimer
Hastalığı
üzerindeki etkileri için
okuyunuz>>> |
Ozon beyin kan dolaşımını
iyileştirir, oksijenlenmesini artırır:
Ozon tüm vücutta kan dolaşımını iyileştirdiği gibi, beyin kan dolaşımını da
iyileştirir. Yapılan çalışmalarda 3 seans ozon
terapiden sonra beyin kan akımının ortak karotis arterde %29, orta serebral arterde
%15-18 oranında arttığı gösterilmiştir. Ozonun etkileri sonucunda beyin hücrelerinin enerji üretimi artar,
metabolizmaları yükselir. |
 |

Kurşun zehirlenmesi çevre kirliliğinin en önemli
sonuçlarındandır: Yukarıdaki grafikte Kanada’da 6 yıl süre ile yapılan bir araştırmada 6-60 aylık çocuklarda bulunan kan
kurşun düzeyleri görülmektedir. Çevre kirliliğine karşı önlemlerin artmasına paralel olarak kan kurşun düzeyleri giderek
düşmekle beraber yine de 1997 yılında 9 mcg/dL=litrede 90 mikrogram civarındadır.
Ozon hücrelerden toksin atılmasını sağlayarak hücre
sağlığını korur: Ağır metaller tüm vücut hücrelerinde birikebildiği gibi, beyin hücrelerinde de birikirler. Bu durum,
genetik yatkınlık varlığında kişide çeşitli hastalıkların gelişmesine yol açabilir. Örneğin Alzheimer hastalığının beyin
hücrelerinde aluminyum birikmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ağır metal birikimi sinir hücrelerinin çalışmasını
bozarak sinirsel iletiyi yavaşlatırlar. Ozon, hücrelerde biriken ağır metallerin atılmasını sağlayarak hücreleri birikmiş
toksinlerin ağır yükünden kurtarmaktadır.
Alzheimer hastalığında ozon terapinin başka
yararlarının da olduğu görülmektedir: Bunlardan en
önemlisi ozon terapi sonrasında salgılanan melatonin
miktarlarındaki artıştır. Melatoninin kanserden koruyucu
anti-tümör etkileri, depresyonu önleyici ve sinir
hücrelerini geliştirici etkileri gösterilmiştir..
Meme kanserinin 1978’de melatonin eksikliğinde gelişen
bir hastalık olduğunun ileri sürülmesinden sonra kanser
hastalarındaki melatonin sekresyonunu belirlemek için
bir çok klinik çalışma yapılmıştır. Bazı insan hücre
türlerinde pineal bez ve melatoninin anti-tümör etkileri
bildirilmiştir. Yakın zamanlı çalışmalarda bir serbest
radikal temizleyicisi rolü olduğu da düşünülmektedir .
Beyin dolaşımının iyileşmesi ne gibi etkiler sağlar?
Bilindiği gibi egzersizin en büyük yararı kasların gelişmesini
sağlamaktan ziyade kanın oksijenlenmesini artırmaktır (eğer egzersizi
doğru yapıyorsak bu sırada akciğer kapasitemizi daha iyi
kullanarak daha derin soluk alır, böylelikle bol oksijen
almış oluruz). Bu nedenle, batıda uzmanlar tarafından özellikle açık havada egzersiz, aerobik egzersiz, veya
yüksek konsantrasyonda oksijen
soluyarak egzersiz önerilmektedir. Zira egzersiz sırasında derin ve güçlü soluma gerçekleşir, böylece kan oksijen düzeyleri
yükselir. Bu ise bütün dokulardan önce beyin dokusunda etkisini gösterir, zira kanımızdaki oksijenin en büyük tüketicisi
beyindir. Örneğin kendimizi daha iyi ve zinde hissederiz çünkü egzersizle beraber beyin endorfin (mutluluk hormonu) salgılar.
|
Yandaki şekilde egzersizden (bol oksijen etkisi)
sonra beynin
hipokampus bölgesindeki değişiklikler görülmektedir:
BDNF (Brain Derived Neurotrophic Factor) beyin
tarafından üretilen bir sinir hücresi
geliştirici hormondur ve etkisini sinir
hücreleri üzerinde göstererek bu
hücrelerin gelişmesine, hayatta kalmasına
yardımcı olur. BDNF'nin oluşturduğu mesaj
seviyeleri egzersiz yapan sıçanlarda (A),
hareketsiz sıçanlardakine (B) nazaran daha
yüksek bulunmuştur. Egzersiz beyni daha fazla
BDNF üretmek üzere uyararak beyin-sinir
hücrelerini daha sağlıklı kılıyor gibi
görünmektedir. Şekildeki sarı ve kırmızı alanlar
en yüksek BDNF düzeylerini gösterirken mavi ve
yeşil alanlar en düşük düzeyleri göstermektedir.
Bu sonuçlar dolaşımdaki artmış oksijenin beyin
üzerine etkilerini göstermek bakımından
değerlidir. Ozon Terapisi kan oksijen taşıma
kapasitesini artırarak beyin oksijenlenmesini de
arttırır. |
 |
Ozon tedavisi, yaşlılıkta pek çok nedenden
ötürü gerekli olabilir:
•Zihinsel konsantrasyonu arttırmakta,
•Unutkanlıkta,
•Genel fiziksel ve mental düşkünlükte,
•Yürüme güçlüğünde ve denge problemlerinde,
•Baş dönmesi veya vertigoda,
•Yaşlı hastalarda iyilik hali ve yaşam kalitesini arttırmada başarıyla uygulanabilir.
Detoksun Önemi İlerleyen yaşla birlikte hücreler toksinlerle dolmaktadır. Toksinlerin biriktiği bir hücre hem
yaşamsal fonksiyonlarını, hem organizmadaki görevlerini yerine getirmekte zorlanır. Zamanla vücutta kanser, organ iflası ve
benzeri süreçler gelişir. Modern insanın tükettiği yiyeceklerde 3000'den fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Organizmamız
işleyişinde herhangi bir fonksiyonu olmayan olan bu yabancı maddeleri vücuttan atmak için gerekli mekanizmalara da sahip
değildir. Dolayısıyla bu kimyasal maddeler hücrelerde birikirler. Yaşadığımız ortamdaki çevre kirliliği de zamanla
vücudumuzun toksinlerle dolmasına yol açmaktadır. Vücudumuzda depolanan toksinler ve kimyasallar, ilaç artıkları, gıda
koruyucuları zamanla dokuları tahrip ederler. Bu durum hem bir çok hastalığın hem de erken yaşlanmanın sebebidir. Ozon
hücrede antioksidan faaliyetler uyararak, hücrenin birikmiş toksinlerini atmasına yol açar, vücudun toksinlerden
temizlenmesini sağlar. Ozon karaciğeri aktive ederek, böbreklerin ve derinin toksin atma işlevini güçlendirerek vücudun
temizlenmesine yardımcı olur. Böylelikle kurşun, kadmiyum, cıva gibi ağır metallerin, kimyasal maddelerin ve asidik
maddelerin vücudumuzdan atılması hızlanır.
|