Covid-19 beyni küçültüyor

Covid-19 hastalığı dünya çapında milyonlarca can alırken, hastalığa yol açan SARS-CoV-2 virüsünün vücutta yol açtığı hasarlarla ilgili veri toplanmaya devam ediliyor. Şimdiye dek virüsün beyin-sinir dokuya çekildiğine (Paterson 2020, de Erausquin 2021) ve beyinde enflamasyon (iltihap) yaptığına dair güçlü kanıtlar elde edildi Yang 2021, Philippens 2021. Hastalar nörolojik ve bilişsel sorunlar bildirmişlerdir Taquet 2021, Taquet 2021. Hastalık sırasında elde edilen raadyolojik bulgular ve ölüm sonrası doku analizleri de korona virüsün beyinde olası varlığını göstermektedir Manca 2021, Meinhardt 2021, Matschke 2020.

Böyle yüzlerce araştırma sonucu var. Ancak bütün bu araştırmalarda inceleme yapılan kişilerin beyinlerinin hastalık öncesi durumları bilinmediğinden tam bir sonuca ulaşılamıyordu: Elde edilen bulgulara gerçekten SARS-CoV-2 virüsü yüzünden mi idi?

Bu sorunun cevabını Mart 2022’de yayınlanan benzersiz bir araştırma verdi: Biobank verilerine göre, SARS-CoV-2 virüsü hastalık sırasında beyin yapısında meydana gelen değişikliklerle ilişkili bulunmuştu.

İngiltere’de bulunan UK Biobank dünyadaki sayısız biyolojik veri bankasından biri ve en büyük 10 biobank arasında. İngiltere sağlık bakanlığı ve bir sivil toplum örgütü olan Wellcome bu kuruma maddi kaynak sağlayan kurumlardan sadece ikisi. UK Biobank’a doku örneklerini veren ve bilgisayarlı tomografi (BT), pozitron emisyon tomografisi (PET), manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleri ile elde edilmiş olan çeşitli görüntülerinin bu biyolojik veri bankasında saklanmasına izin veren 500 binden fazla İngiltere vatandaşının sağlık kayıtları sayesinde, Covid-19 hastalığının beyinde yol açtığı değişiklikler konusunda bugün bir fikir sahibi olabiliyoruz: Covid-19 hastalığı beyinde 1 ila 10 yıl yaşlanma sonucunda olanlara benzer bir doku kaybına yol açıyor: Gri madde azalıyor Douaud 2022.

Beyindeki değişiklikleri araştırmak için nörolog Gwenaelle Douaud ve meslektaşları dünyanın en büyük manyetik rezonans görüntüleme veri tabanından yararlandı.

Çalışmada pandemi öncesinde MRI ile beyin görüntüleri kayıt altına alınmış 51-81 yaş arasındaki kişilere çağrı yapıldı ve Covid-19 hastalığına yakalanan ve yakalanmayan 785 katılımcının ortalama 38 aydan sonra tekrar beyin MR görüntüleri alındı. 401 katılımcı bu arada kovid geçirmişti (ortalama 4,5 ay önce). Diğer 384 kişi ise yaş, cinsiyet ve kan basıncı, obezite, sigara, sosyo-ekonomik durum ve diyabet dahil olmak üzere birçok risk faktörü açısından kovid geçirenlere benzer olanlar seçilerek, kontrol grubu olarak değerlendirmeye alındı. Kovid geçirenlerin de geçirmeyenlerin de önceki-sonraki görüntüleri karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonunda araştırmacılar kontrollere kıyasla kovid geçirenlerde şunları tespit ettiler:

1- Gri madde tüm beyinde azalmıştı ama orbitofrontal korteks* ve parahipokampal girusta** gri madde kalınlığında ve doku kontrastında daha büyük bir azalma vardı;

2- Beyin korteksinin koku alma alanına işlevsel olarak bağlı bölgelerde daha büyük doku hasarı belirtileri;

3- SARS-CoV-2 vakalarında tüm beyin büyüklüğünde daha büyük bir azalma.

Ayrıca SARS-CoV-2 ile enfekte olan katılımcılarda daha büyük bir bilişsel düşüş ortaya çıktı. Daha da önemlisi, bu görüntüleme ve bilişsel etkiler, hastalığı hafif geçirenlerde bile görüldü ve hastaneye kaldırılan 15 hasta hariç tutulduktan sonra hala gözlemleniyordu. 

Çalışmada gri madde kaybı bazı kişilerde yüzde 0,2 olarak tespit edilirken hastalığı ağır geçirenlerde yüzde 2 oranında da azalabildiği görüldü. Yüzde 2 kayıp 10 yıl yaşlanma sonucunda görülebiliyor. Yine de bu bulgular çıplak gözle görülemeyecek kadar hafif.

Öte yandan gri madde azalması beyinde dejenerasyon anlamına gelmektedir ve beyin yaşlanması anlamında zamanla ciddi sonuçları olabilir. Elde edilen kanıtların, Covid-19’un pandeminin başladığı yılda tahmini 1,3 trilyon dolara mal olan küresel bunama yükünü daha da kötüleştireceği anlamına gelip gelmediğini anlamak için daha fazla araştırma gerekecek.

Dr. Douaud sonradan bir röportajda, “Enfekte olan katılımcılarda beynin nasıl değiştiğine dair net farklılıklar görmek bizi oldukça şaşırttı” dedi. Etkilerin devam edip etmediğini anlamak veya nöronal ağların onarımıyla hasarın kısmen de olsa tersine çevrilebileceği konusunda ise, daha fazla araştırma gerektiğini söyledi ve ekledi: Aslında “beyin ‘plastik’tir ve kendini iyileştirebilir.”

*Orbitofrontal korteks (OFC), beynin ön loblarında, öğrenme ve bilişsel karar verme sürecinde yer alan bir prefrontal korteks bölgesidir.

**Parahipokampal girus, limbik sistemin bir parçası olarak hipokampus’u çevreler, bellek kodlama ve hatırlama işlevlerine sahiptir.

Makalenin tamamını Türkçe  çevirisinden okumak için >>SARS-CoV-2 is associated with changes in brain structure in UK Biobank

Kovid sonrasında devam eden hastalık tablosu için bkz >> Covid-19 Sonrası Semptomlar

Uzun süren Kovid nedir >>