Kadın Hastalıklarında ve Gebelikte Ozon Tedavisi

Ozon, infeksiyon kaynaklı veya habis kadın hastalıklarının tedavisinde tek başına veya diğer tedavi ajanları ile birlikte kullanılabilir. Ozon bu hastalıklardaki başarısını gerek anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal özelliklerine, gerek bağışıklık sistemini güçlendirici etkilerine, gerekse doku ve kılcal damar ağı yenilenmesini başlatıcı etkilerine borçludur.

Ozonun etkili olduğu jinekolojik hastalıklar; vulva ve vajinanın iltihaplı hastalıkları, distrofik hastalıkları, rahim ağzının iltihap, yara ve kanserleri, rahim zarı iltihaplanmaları, yumurtalık ve tüplerin iltihaplı hastalıkları, tüplerin tıkanması, myomlar, rahim ve yumurtalıkların habis tümörleri, ve yumurtalık kistleridir.

Ozon ayrıca ağrılı adet kanamalarının ve aşırı kanamalı adet kanamalarının tedavisinde de başarılı bulunmuştur.

Kısırlığa yol açan pek çok hastalığın tedavisinde tek başına ya da yardımcı yöntem olarak etkili olduğu için, ozonterapinin kısırlık tedavisinde de yeri vardır. Ozonterapi tüp bebek tedavisinde de başarı şansını arttırabilmektedir. Yumurtlama ve embriyo transferi sorunlarının çözümünde, özellikle kronik enfeksiyon vakalarında, ayrıca myom ve kistler gibi yapıların küçülmesini sağlayarak da etkili olmaktadır.

Ozonterapi gebelikte de uygulanabilmekte; düşük tehdidi, plasenta yetmezliği, gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon ve diyabet gibi gebelik sorunlarında tedaviye güvenle eklenmektedir.

Kadın hastalıklarında ozon terapi çeşitli yöntemlerle uygulanabilir: Kana ozon verilerek ya da rektal insüflasyon ile sonbarsağa ozon verilerek kan ozonlanması), vajina içine ozon ya da ozonlu sıvılar verilerek, rahim içine ozon veya ozonlu serum verilerek bu organların ozonlanması. Vakaya göre bu yöntemlerin biri tek başına veya hepsi bir arada uygulanabilir.

Vulvo-vajinitlerde Ozonterapi

Ozon güçlü germisid etkileri ile virüs, mantar, ve bakteriler tarafından meydana getirilen enfeksiyonların tedavisinde etkilidir. Bu nedenle vajinitler lokal ozonterapi ile kısa sürede düzelir. Ozonun vajinanın doğal florasını oluşturan laktobasillere zarar vermediği de gösterilmiştir.

Kadın genital organlarının enflamatuar hastalıklarında ozonterapinin araştırıldığı bir çalışmada 100 kadın vajinal ozon yöntemi ile tedavi edilmiş, pozitif klinik etkilerin yanı sıra, ozonterapiden sonra vajinal bağışıklığın güçlendiği rapor edilmiştir. Bu hastalarda lisozimler artmış, IgG düzeyleri ve servikal mukus myeloperoksidaz  azalmış bulunmuştur. Aynı çalışmada doğum veya düşük sonrası endometrit gelişen 100 kadında da rahim içine ozonlanmış serum ile yıkama işlemi uygulanmış, araştırmacılar yayınlarında tüm hastalarda genel durumun düzeldiğini, vücut ısısının normale döndüğünü, hastalık belirtilerinin azaldığını, uyku ve iştahın düzeldiğini, ağrının hızla ortadan kalktığını ve patolojik akıntıların kesildiğini bildirmişlerdir.  – Grechkanev 2012

Kadın iç genital organlarının kronik enflamatuar hastalıklarının tedavisinde ozon tedavisi ve bakteriyofaj kombinasyonu uygulanmış, ozon uygulanan hastalar, ozon almayıp yalnızca bakteriyofaj tedavisi alan gruba nazaran daha iyi bir iyileşme göstermişlerdir- Chandra-D’Mello 2009

Vulvo-vajinal Kandidiazis tedavisinde ozon

Araştırmalarda vulvovajinal kandida enfeksiyonu tedavisinde ozonun etkinliği klasik ilaç tedavileri kadar yüksek bulunmuştur. 153 kadına ozon, 182 kadına Klotrimazol ovül verilen bir araştırmada araştırmacılar ek olarak ozonun vajinanın doğal florasını koruduğunu, böylelikle enfeksiyonun tekrarlama oranını azalttığını vurgulamışlardır. Wang 2010

Bir başka araştırmada vulvovajinal kandida enfeksiyonu olan 240 kadından oluşan bir hasta grubunun yarısına vajinal ozon insüflasyonu yöntemi ile ozon, yarısına da mikonazol ovül verilen bir araştırmada ozon alan grupta tedaviye uyum ve tedavi başarısı mikonazol grubunun iki katı yükekliğinde olmuştur. Huang 2010

Başka bir çalışmada vajinit teşhisi ile tedaviye alınan 1263 vakanın 636’sı ozon ile takip edilmiş, total etkinlik oranı %97.6 bulunmuştur. Geng 2005 Aynı araştırmacı grubunun 2 yıl sonra yaptığı yayın, enfeksiyonun tekrarlama oranının da kontrol grubuna göre daha düşük olduğunu göstermiştir. Li 2007 Bir başka vulvovajinal kandidiazis hasta grubunda yapılan çalışmada, ozon grubunda total etkinlik oranı %100 bulunmuştur. Tan 2009

Kronik Endometrit tedavisinde ozonterapi

Kronik endometrit, düşükler, başarısız tüp bebek girişimleri ve emriyo transferi sorunlarına yol açan önemli bir kısırlık sebebidir. Ozon bu hastalıkta etkinliği araştırılmak üzere 60 kadının tedavi edildiği bir araştırmada bakteriyofaj tedavisi ile birlikte kullanılmıştır. Çalışma sonunda ozon ve bakteriyofaj tedavisi alan grupta vajinal akıntının kesildiği, endometrial kültürlerin steril hale geldiği ve vajinal floranın dengelenmiş olduğu gözlendi. Grechkanev 2019

Gebelikte Ozonterapi

Ozonterapi gebelik sırasında uygulanmasında hiçbir sakınca bulunmayan bir tedavidir. Ozonun gebelere emniyetle verilebileceği önce hayvan çalışmalarında, sonra insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Ozon embriyotoksik etki veya fetüste teratojenik etki göstermez, doğum tartısını etkilemez. Menendez-Cepero 2018

Bugüne dek Kadın-Doğum kliniklerinde aşağıdaki durumlarda ozonterapi uygulanarak bilimsel araştırmalar yapılmıştır:

Hipertansiyonu olan gebeler (gestozlar, eklampsi, pre-eklampsi, Preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu, gebelik zehirlenmesi)

Genital enfeksiyonu olan gebeler

Düşük tehdidi olan gebeler

Tekrarlayan düşükleri olan gebeler

İntrauterin fetal hipoksi

Fallop tüpü tıkanmasına bağlı kısırlık

Plasenta yetmezliği

Gebelik ve Obezite

Gebelik ve Diyabet

Gebelikte Yüksek Tansiyon vakalarında Ozonterapi

24 haftalık hipertansif gebe kadınlarda rektal insüflasyon yoluyla ozon tedavisinin fetoplasental kan akımı üzerindeki etkisinin araştırıldığı bir çalışmada tansiyon ilacı (metildopa) ve ozonterapi alan grupta, sadece metildopa alan tedavi grubu ile karşılaştırıldığında daha iyi fetoplasental kan akımı ve bu kanda daha fazla oksijenlenme tespit edildiği gibi, ozon alan grupta antihipertansif ilaç ihtiyacının da azaldığı görülmüştür. Çalışmada, ozon almayan ve sadece metildopa alan kontrol grubunda ilaç dozlarında %40,8’lik bir artış ihtiyacının aksine, ozon grubunda metildopa başlangıç ​​dozlarının %23,7 azaltılması gerektiği bildirilmekte. Tambouli 2009

Düşük tehdidinde ozonterapi

Düşük tehdidinde ozon tedavisinin etkilerini araştırmak üzere yapılmış bir çalışmada, gebeliğin birinci (grup I) veya ikinci yarısında (grup II) tedavinin ana bileşeni olarak damar yolu ile ozonlu salin solüsyonu kullanıldı. Ozon alan grupta lipid peroksidasyonunun moleküler ürünlerinde bir azalma ve eş zamanlı olarak antioksidan aktivite bir artış gözlendi. Ayrıca ozon tedavisi ile grup I’deki hastaların %86’sında, grup II’deki hastaların ise %85’inde gebelik korunarak doğumun fizyolojik şartlarına kadar uzatıldı. Ancak kontrol grubu (sadece konvansiyonel tedavi) I ve II’de sırasıyla vakaların ancak %65’inde ve %60’ında gebeliğin korunması mümkün olmuştur. Ozon grubunda yeni doğan bebeklerin %80’i Apgar skoruna göre 7-10 puan (maksimum değer) alırken, kontrol grubunda sadece %58.3’ü bu puanları aldı. Ozone Therapy as the Main Component of the Complex Treatment of Threatened Abortion. G.O. Gretchkanev

Plasenta yetmezliğinde ozonterapinin etkileri araştırılmış, ozon alan çalışma grubunda plasentanın daha iyi gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. Andikyan 2000

Gebe kalmak için Ozonterapi

Ozonterapi gebe kalamamaya yol açan veya sağlıklı bir gebelik sürdürmeye engel olan pek çok durumda başvurulan bir tedavidir.

Fallop tüpü tıkanmasına bağlı kısırlıkta Ozonterapi

İstatistiklere göre kısırlık çiftlerin yüzde 8-10’unda görülmektedir, bu ise dünyada 60-170 milyon kişiyi etkilemektedir. Fallop tüpü tıkanması kadınlardaki kısırlık sebeplerinin yüzde 25-35’ini oluşturarak başı çekmektedir. Tedavide tüpleri açmak için hiçbir yöntem kullanılamamaktadır ve cerrahinin de etkili olduğuna dair bir kanıt yoktur (mikrocerrahi dahil). Yardımcı üreme tekniklerindeki ve cerrahi aletlerdeki keşiflere rağmen, bu alan gerçek gebelik oranlarını düşürmeye devam etmektedir. Özellikle distal tüp tıkanmalarında yeni tedavi stratejilerine ihtiyaç vardır.

Tubal faktöre bağlı kadın kısırlığının tedavisinde ozon tedavisi ilk olarak 2009 yılında yayınlanan bir çalışmada, tüp tıkanıklığına bağlı kısırlığı olan 120 kadında postoperatif yardımcı yöntem olarak araştırılmış, çalışmada 60 kadın cerrahi sonrası ozonterapi uygulanarak tedavi edilmiş, 1 yıl boyunca izlenen hastalarda (rahim içi) gebelik oranı ozon alan grupta (rektal insüflasyon) almayan gruba göre 1,5 kat daha yüksek bulunmuştur. Chandra-D’Mello 2009

2015 yılında yayınlanan bir makalede, ozon tedavisi kullanılarak 200 kadında distal fallop tüpünün rekanalizasyonu (yapışmış tüpün açılması) ile elde edilen başarılı sonuçlar yayınlandı. Ozon alan hasta grubunda rahim boşluğuna ozon uygulandı, kontrol grubunda ise klasik tedavi (kanüllerle cerrahi genişletme, iltihap önleyici ilaçlar ve antibiyotikler) kullanıldı.

Bu vakalar, inatçı karakterleri ile jinekologu hayli uğraştırırlar. Zira tedavinin başarılı göründüğü durumlarda bile kanalın yeniden tıkanması hiç seyrek değildir. Bu çalışmada, kanalın açık kalma oranı müdahaleden 6 ay sonra kontrol grubuna (%79) kıyasla ozon grubunda (%93) önemli ölçüde daha yüksekti.  12 aylık müdahaleden sonra gebelik oranı ozon grubunda (%59) kontrol grubuna (%43) kıyasla anlamlı derecede yüksekti. Tekrar yapışıklık meydana gelme oranı kontrol grubunda %21 iken Ozon grubunda %5 idi. Bu sonuçlar oldukça cesaret verici bulundu ve infertil (kısır) kadınlarda distal tubal obstrüksiyonun (tüp tıkanması) tedavisi için ozonun umut vaat ettiğine karar verildi. Chao 2015

 

Yaşlılıkta ozon: Vulvanın distrofik hastalıklarında ozonidler

Yaşla beraber vulva epitelinde meydana gelen gerileme ve distrofik hastalıklarda ozonid tedavisi olumlu sonuç vermektedir. Fataliyeva 2009

 

Vajinal Ozon İnsüflasyonu

Vajinal ozon insüflasyonu ince bir sondanın rahim ağzına dek vajinaya yerleştirilerek ozon verilmesi şeklinde gerçekleşir.

Tedavi sırasında kullanılan tüm malzemeler tek kullanımlık olup yöntem son derece emniyetli, ve konforludur.

Ozon vajina duvarını döşeyen ince epitel tabakasından hızla emilerek epitel dokunun hemen arkasındaki kılcal dolaşıma karışarak kana emilir ve bütün vücuda yayılır. Ayrıca rahim ağzından rahime geçer ve bu sırada rahim ağzı, rahim boynu ve rahim içini döşeyen endometrium ozonlanmış olur. Ozon rahimden de tüplere (fallop tüpleri) geçer ve tüpler ozonlanırken, ozon buralarda yerleşmiş olabilecek bakteri, mantar ve virüsleri de öldürür veya üremelerini durdurarak iltihabın iyileşmesini sağlar. Ozon tüplerden sonra karın içi boşluğuna geçer ve burada yumurtalıklar, periton, barsaklar ve tüm diğer dokular ozonlanır. Tedavinin süresine bağlı olarak yöntem tüm karın içi organlarının ozonlanmasını sağlar. Bu şekilde verilen ozon özellikle batındaki habis büyümelerde ve metastatik kanserlerde tedavi ve profilaksi değeri taşımaktadır. Metastazlara çok açık bir doku olan peritonu korumak için batıda sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.

Dr. Nilgün Eröztürk – Her hakkı saklıdır